Anasayfa
BİLGİ HAZİNESİ
Doğru Bildiğimiz Yanlışlar -Biraz Eğlenelim-
BİLGİ HAZİNESİ
Doğru Bildiğimiz Yanlışlar -Biraz Eğlenelim- | Doğru Bildiğimiz Yanlışlar -Biraz Eğlenelim- |
|
Nedendir bilinmez bazen inanılmaz bir bilgi kirliliği hakim oluyor ve yanlış bilgiler büyük kitleler tarafından nedeni sorgulanmaksızın doğru olarak kabul görüyor. Ben de aklıma gelen birkaç örneği vererek doğru bilgiye katkıda bulunayım istedim. 1- En iyi iletken altındır inanışı Evet belki de lise yıllarında fizik öğretmenlerimizin bile ağzından duyduğumuz gerçeğe çok benzeyen yanlış bilgilerden biri de en iyi iletkenin altın olduğu iddiasıdır. Oysa ki hem fizik hem de kimya derslerimizde de biraz dikkatli her öğrencinin farkedeceği gibi özdirenci en az olan element gümüştür. Dolayısıyla en iyi iletken gümüştür diyebiliriz. Bugün için de geçmişte de bu böyleydi. Ancak Altın iyi iletkenlik gerektiren uygulamalarda bazen gümüşün yerine tercih edildi. Bunun nedeni korozyana daha dayanıklı olmasıydı. Gümüş bildiğimiz gibi dış ortamda kolaylıkla kararır. Özellikle yüksek frekanslı elektronik uygulamalarda bu çok ciddi bir problemdir. Zira yüksek frekanslarda elektrik akımı iletkenin dış yüzeylerini tercih eder. Bu durumda korozyana dayanıklı olan altın daha iyi bir seçim olur. Günümüz bilgisayar işlemcilerinde ya da yüksek frekanslı telsiz uygulamalarında olduğu gibi. 2- Uzaktaki ışıkların titriyor gibi görünmesinin nedeni alternatif akımdaki titreşimlerdir iddiası Bunu da hep öğretmenlerimizden bile duyduk belki de. Sorgulanmayan durumlardan biri de buydu benim ilkokuldan beri merak ettiğim konulardan biriydi. Nasıl olurda yakından titreşimini göremediğimiz lambamızın uzaktan titreşir gibi göründüğünü anlayamamıştım. Ama ilkokul öğetmenimiz sorularımızı ısrarla bu şekilde yanıtlıyordu. Daha sonraları pek çoğumuz için durumun böyle olduğunu farkettim. Üstelik aradan geçen yıllara rağmen bunu hala böyle bilenlerimiz mevcut. Herkes şehir şebekesindeki elektriğin saniyede 50 kere bir sinüs eğrisi şeklinde şiddetini ve polarizasyonunu değiştirdiğini biliyor ve titreşiminde bu yüzden olduğuna ikna olmuş. Şimdi açıklıyorum hiç ilgisi yok. Şehir şebekesinin titreşimleri insan gözü için algılanamayacak bir hızdadır. İnsan gözü saniyede yaklaşık 16 ve üzeri titreşimleri algılayamaz bu bir. Diğer yandan çoğunlukla akkor ampül kullanıyorduk biz eskiden ve onları da titriyor görüyorduk. Akkor ampuller titreşimlerin şiddetini azaltırlar zira içlerindeki akkor tel soğuyana kadar ışık vermeye devam ederler. 50 Hz lik bir titreşim akkor ampüllerde daha zor algılanır bu da iki. Alternatif akımın doğası gereği ampül saniyede 100 kere yanıp sönecektir bu da üç. Yani gözümüzün yapacağı hiç birşey yok. Peki nedir asıl neden. Tabii ki atmosferde ısı vb. nedenlerden kaynaklanan yoğunluk değişiklikleri nedeniyle ışığın kırılmasıdır. |












